Türkiye'de
''Pop Müzik'' diye adlandırılan tarz, aslında dünya müzik piyasasında
''HOUSE Müzik'' olarak kabul edilir...
Herkesin POP MÜZİK diye adlandırdığı şey, aslında HOUSE - TECHNO - TÜRKÇE karışımıdır. Bu karışıma da ''TÜRK POP MÜZİĞİ'' denmesi mümkün değildir. ''Pop'' denen şey, sözlükte yazdığı gibi
''Popüler Olan ya da Hit Olan'' anlamına gelmiyor. Eğer öyle olsaydı, son zamanlarda ülkemizde albümleri en çok satan
İsmail YK - İbrahim Tatlıses gibi isimlere de sırf popüler oldukları için POPÇU dememiz gerekirdi... ''Ülkemizin kendine özgü müzikleri,
TSM - THM vb. başta olmak üzere bununla birlikte taşıdığı anonim ruh sebebiyle
Arabesk, Fanteziyi bile dahil edebileceğimiz tarzlardır.'' Bu tarzların dışındaki diğer müzik türlerinin köken olarak Türkiye'yle birebir bağı yoktur. Bu nedenle,
konu başlığı değerlendirmesini yaparken ''dünya müziğine göre'' düşünmemiz gerekmektedir. Türkçe müzik bilmeyen, fakat dünya müziğine hakim
''YABANCI'' BİR MÜZİK ADAMI ya da Disc Jockey'e bizim popçuların şarkılarını dinlettiğinizde size bu tarz için,
''TÜRKÇE HOUSE & TECHNO'' cevabını vereceklerine eminim. Çünkü eserlerdeki altyapımız, house & techno...
Hatta, kullanılan yaylı enstrümanlarımız sebebiyle ''Latin House çağrıştırıyor'' derlerse de şaşmayın.
Şimdi, bunun sebeplerini herkesin anlayacağı bir dille açıklamaya çalışmak istiyorum...
''Dünyada, Pop Müzikten bahsederken örnek olarak gösterilen kişi
Michael Jackson ve
Türkiye'de de
Tarkan'dır...'' Şimdi,
Michael Jackson - They Dont Care About Us ve
Tarkan - Şımarık şarkılarını karşılaştırırsanız ülkemizde
SON TÜRKÇE POP MÜZİK örneklerinden birinin bu olduğunu çözebilirsiniz. Bizde,
POP & POPÇU diye adlandırılan kesimin
1997 yılından sonra ve halen yapmaya devam ettiği
müziklerin neredeyse %99'unu karşılaştırdığınızda, aradaki büyük tarz farkı hemen anlaşılır. (Kalite farkı değil, MÜZİK TARZINDAN bahsediyorum.) Gerçek pop, 90'lı yıllarda halen unutamadığımız o müziklere ve 90'lı yıllar öncesindeki Türkçe Sözlü Hafif Batı Müziğine deniyor. 1997-98 yılından sonra Tarkan, Seyyal Taner gibi sanatçıların o dönemlerdeki şarkılarının tarzına yakın birşeyler duydunuz mu hiç? Yüzde bir ihtimalle belki çıkabilir...
Demek ki, o yıllardan sonra Türkçe Pop diye birşey kalmamış ülkemizde... Popun bitişi sadece ülkemizde değil, tüm dünyada farklı müzik akımlarının etkileriyle başladı. Michael Jackson, pop müzik yapmaya devam etmeyi tercih ederken, yıllarca
''Popun Kraliçesi'' olarak taçlandırılan Madonna bile çok uzun yıllardır
POP Müzik yapmamakta ve HOUSE ELECTRONIC ağırlıklı çalışmalara imza atmaktadır.
Başka bir örnek olarak ta,
''Cher - Strong Enough &
Hande Yener - Acele'' şarkılarını karşılaştırarak dinleyip tarzlarının yakınlığını algılayabilirseniz,
POPÇU HANDE YENER denmesine rağmen, aslında
Hande Yener'in de zannedildiği gibi POPÇU değil, nerdeyse
10 yıldır albümlerinde tıpkı Cher gibi ''Vokal House'' yapan bir sanatçı olduğunu anlayabilirsiniz. Hepimizin bildiği gibi,
Hande Yener'in son 2 albümüyle birlikte eski dinleyicileri;
''Neden eskisi gibi pop yapmıyorsun?'' demeye başlamışlardı.
Halbuki Hande Yener de diğer tüm ''popçularımız'' gibi nerdeyse son 10 yıldır pop müzik yapmıyor zaten. Dinlediğiniz şey, zannettiğiniz gibi POP DEĞİL, HOUSE VE TECHNO KARIŞIMI TÜRKÇE MÜZİKTİR... 10-15 yıl önce dünyada Techno & House parçalar vardı.
2 Unlimited gibi Hollandalıları severken, İtalyanların bu tarz parçaları hiç tutmazdı. İtalyanların bir tanesi çok sevildi; ''GALA - Freed From Desire''... İşte şimdi bizim dünya müziği yapmaya çalışan müzisyenlerimiz 2010 yılında halen Gala'nın bu tarz şarkılarının benzerleriyle piyasada geziyor.
Pop müziğin bitmesiyle birlikte rock & rap yapanlar fazlasıyla ön plana çıktı. Çünkü, bu tür grupların
videoklipleri daha anlamlı ve tutarlı bir yol çiziyor.
''Pop'' kliplerinde, her 8-10 saniyede bir görüntü değiştirebilmek adına (devamlılık önemsenmeden)
sağda solda binaların çatılarına serpiştirilmiş dansçılar ve
2010 yılında bile halen 1995 yılında
televizyonlardaki yıldızlı - kalpli - renkli basit geçiş efektleri ve ekranı 2-3'e bölmelerle hiçbir anlam ifade etmeden çekilen
videoklipler de müziğimizin komple 10 yıl geriden dünyayı takip etmesine sebep oluyor... Bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Kendinizce bir deneme yapın!
Bir videoklip yayınlanırken sesini kapatın ve ''sadece görüntüleri'' sonuna kadar izleyin. Görüntüler size birşey anlatıyor mu? :)) Merak ediyorum, Nuri Bilge Ceylan'ın da tarz olarak benzediği,
dünyanın gelmiş geçmiş en özel yönetmenlerinden birisi Andrej Tarkovski, günümüz Türkiye'sinde bir videoklip çekseydi, acaba müzik kanalları 8-10 saniyede bir görüntü değişmediği için bu videoklibi geri iade eder miydi? Kesinlikle ederdi. Çünkü ille de
tek tip ''standart'' videoklip yayınlıyorlar. 10 saniye kuralı var.
İzleyici sıkılabilir mantıksızlığı. :))
Uzun lafın kısası, buraya kadar
TÜRKÇE POP MÜZİK diye birşeyin artık olmadığını açıklayabildiğimi düşünüyorum. Son olarak,
müziğimizin 10'ar yıllık gidişatını da biraz samimi bir dille yazmak ve adlandırmak istiyorum.
80'ler: Türkçe Sözlü Hafif Batı Müziği (Türkçe Müzik)
Sözün bittiği yerde, müzik başlıyor...
90'lar: Türkçe Pop Müzik (Türkçe Pop)
Popçu furyası ve unutulmazlar...
2000'ler: Türkçe Dans Müziği (House - Techno - Elektronik)
Kanımız kaynıyor ama gizli gizli slow dinleyip çaktırmadan romantik takılıyoruz....
2010'lar: Türkçe World Müzik (Elektronik - Rock - Rap - Bubbling - Latin)
Dünya müziğini yakalamak istiyoruz. Sadece istiyoruz. Bunun için bir girişimde bulunmuyoruz ve ''ah 90'lar ah'' diyoruz....
2020'ler: Sözsüz Müzik (Enstrümantal - New Age - Down Tempo)
Yorgun düşüyoruz, kafamızı dinliyoruz. :))